Yeniden merhabalarr;
Kıbrıs çoğumuz için Miami ve ben orada 3 yılını geçirmiş biri olarak iyisiyle kötüsüyle anlatmak istedim.
Burasi Girne Kalesi. Gidip görmenizi kesinlikle öneririm.
Ve burasıda benim 3 yılımı geçirdiğim yer. Evimizin denize yakınlığını tarif etmek için kullandığım bir deyiş var. Kışın camlarımıza deniz tuzları yapışırdı. Okadar yakındık yani. Kıbrıs'ın yazını anlatmak anlamsız olur. Bildiğiniz cennet . Şimdiye kadar girdiğim en temiz en sıcak denizdi. Bu arada ilginç olan şu ki havuzların suları da denizden temin ediliyordu Girnede su sıkıntısından dolayı. Ama kışın orda insanları buhranlı günler bekler tam bir Karadeniz iklimi gibi yağmuru hiç eksik olmaz sürekli kapalı ve bunaltıcı bir hava var.
Ama evimizin dibi Girnenin sahiliydi ve orda yürüyüş yapmaya bayılırdık. Hep turistler vardı özellikle Kıbrısın yerlisi sayılan İngilizler. Kıbrısta trafik soldan tıpkı İngilterede olduğu gibi ve insanlar İngilizlerden gördükleri medeniyetle birbirlerine yol verip kibar davranıyorlar.
Bir de dilleri var ki sormayın :) Ben de 3 yılda onların şivesini kaptım çok sevimli bir şive. "Napan? Gezdirisin gendini? " Bir zamanlar böyle konuştuğumu düşününce gülek geliyor içimden ama çok sempatik :)
Okulumda şubeler a b c değil mavi kırmızı beyaz gibi renklerle ifade ediliyordu. Şimdi size okulumu göstereyim.
Böyle rengarenkti okulumuz. Kıbrısın tarihini coğrafyasını gördüğümüz için Türkiyeye döndüğümde bayağı zorlanmıştım. Okulda ilginç gelen bir şey daha var 3 üniformamız vardı. 1.si kırmızı bir jile elbiseydi. 2.si eşofmanlı bir takımdı. kış aylarında onu giyerdik. yazın ise şortlu bir takımımız vardı. O jileyi özel günlerde giyerdik. Bayramda ,özel törenlerde...
İngilizce Türkiyeye göre 1 yıl önce başlıyordu . İngilizce temelimi orada çok sağlam aldım ve şuanda İngilizce üzerine bir bölümde okuyorum.
Oradaki arkadaşlarımla hala görüşüyorum çok iyi insanlar.
Lefkoşa bizim Ankara gibi bir yer bana sorarsanız Kıbrısın o otantik havasından tatil beldesi havasından çok uzak. Rum kesimine olan sınırdan geçmeniz çok zor hatta yasak sayılabilir .ama onların Türk bölgesine geçmeleri serbest.
Gazimağusa tam bir tarih başkenti. Terkedilmiş ve yayalara geçişe izin verilmeyen sokaklar var ve çok güzel bir kumsalı var. Kumları Mısırdan getirilmiş diye duymuştum. Altın sarısı kumlar öyle güzel parlıyorki yakıcı güneşte denizi cazibesiz kılıyor.
Yılan adası denilen yer de var önceden orada evlere kadar girermiş yılanlar ama biz oradan çok uzaktaydık Kıbrısta en yaşanılası yerde yaşadık. Orada hiç dilenci yada fakir birini görmedim . Herkesin kendi arabası olunca tabi toplu taşıma anayoldan saat başı geçen minik bir otobüsle sağlanıyor. Gıda ve giyim oldukça pahalı. Ama orada yaşamaya değer :)
Hoşçakalın ...
Kıbrıs çoğumuz için Miami ve ben orada 3 yılını geçirmiş biri olarak iyisiyle kötüsüyle anlatmak istedim.
Ve burasıda benim 3 yılımı geçirdiğim yer. Evimizin denize yakınlığını tarif etmek için kullandığım bir deyiş var. Kışın camlarımıza deniz tuzları yapışırdı. Okadar yakındık yani. Kıbrıs'ın yazını anlatmak anlamsız olur. Bildiğiniz cennet . Şimdiye kadar girdiğim en temiz en sıcak denizdi. Bu arada ilginç olan şu ki havuzların suları da denizden temin ediliyordu Girnede su sıkıntısından dolayı. Ama kışın orda insanları buhranlı günler bekler tam bir Karadeniz iklimi gibi yağmuru hiç eksik olmaz sürekli kapalı ve bunaltıcı bir hava var.
Ama evimizin dibi Girnenin sahiliydi ve orda yürüyüş yapmaya bayılırdık. Hep turistler vardı özellikle Kıbrısın yerlisi sayılan İngilizler. Kıbrısta trafik soldan tıpkı İngilterede olduğu gibi ve insanlar İngilizlerden gördükleri medeniyetle birbirlerine yol verip kibar davranıyorlar.
Bir de dilleri var ki sormayın :) Ben de 3 yılda onların şivesini kaptım çok sevimli bir şive. "Napan? Gezdirisin gendini? " Bir zamanlar böyle konuştuğumu düşününce gülek geliyor içimden ama çok sempatik :)
Okulumda şubeler a b c değil mavi kırmızı beyaz gibi renklerle ifade ediliyordu. Şimdi size okulumu göstereyim.
Böyle rengarenkti okulumuz. Kıbrısın tarihini coğrafyasını gördüğümüz için Türkiyeye döndüğümde bayağı zorlanmıştım. Okulda ilginç gelen bir şey daha var 3 üniformamız vardı. 1.si kırmızı bir jile elbiseydi. 2.si eşofmanlı bir takımdı. kış aylarında onu giyerdik. yazın ise şortlu bir takımımız vardı. O jileyi özel günlerde giyerdik. Bayramda ,özel törenlerde...
İngilizce Türkiyeye göre 1 yıl önce başlıyordu . İngilizce temelimi orada çok sağlam aldım ve şuanda İngilizce üzerine bir bölümde okuyorum.
Oradaki arkadaşlarımla hala görüşüyorum çok iyi insanlar.
Lefkoşa bizim Ankara gibi bir yer bana sorarsanız Kıbrısın o otantik havasından tatil beldesi havasından çok uzak. Rum kesimine olan sınırdan geçmeniz çok zor hatta yasak sayılabilir .ama onların Türk bölgesine geçmeleri serbest.
Gazimağusa tam bir tarih başkenti. Terkedilmiş ve yayalara geçişe izin verilmeyen sokaklar var ve çok güzel bir kumsalı var. Kumları Mısırdan getirilmiş diye duymuştum. Altın sarısı kumlar öyle güzel parlıyorki yakıcı güneşte denizi cazibesiz kılıyor.
Yılan adası denilen yer de var önceden orada evlere kadar girermiş yılanlar ama biz oradan çok uzaktaydık Kıbrısta en yaşanılası yerde yaşadık. Orada hiç dilenci yada fakir birini görmedim . Herkesin kendi arabası olunca tabi toplu taşıma anayoldan saat başı geçen minik bir otobüsle sağlanıyor. Gıda ve giyim oldukça pahalı. Ama orada yaşamaya değer :)
Hoşçakalın ...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder