Bugün bir dostluğun bitişinin ikinci rounduna girdim. Umudum vardı halaa. Ama olmayınca olmuyor diyorlar ya öyle işte. Biz 4 kişiydik 5 sene öncesinde yaprak dökümü misali teker teker dağıldık. Aslı Eskişehire gitti ve bir hayat kurdu kendine . Farklı insanlar farklı arkadaşlıklar. Tabi bağımız kopmadı her yaz Özderede bulusuyoruz mesela. Ne işim varsa o gün iptal . İki kişi daha vardı bu dostlukta . Tuğçe ve Büşra . Has kardeş derler ya öyleydik. Onların canı yansa benim içim acırdı. Ablam (ki benim hayatta uğruna her şeyi yapabileceğim nadir insanlardan ) gibilerdi. Bir karar alırken danışıp fikirlerini önemsediğim insanlardı. Ah aşk beni devirdiğin gibi dostluğumuzu da devirdin. Tuğçeyle hiç bir neden yokken aslında görüşme seyrekliğinden koptuk toplamaya çalıştık başaramadık . Büşra benim can kardeşim oldu . Bir arkadaş ne kadar sevilirse okadar sevdim onu okadar önemsedim. biliyorum o da öyleydi.
Eee noldu sonra diyorsunuz masal gibi değil mi şimdiye kadar her şey sıradan... Büşrayla ne oldu peki değil mi? Büşra aşık oldu hemde öyle böyle değil gerçekten aşık oldu. Onun için yanlış olduğuna emin olduğum ve iyi tanıdığım birine . Büşra bunu kabullenmedi başta ama dedim ya o benim canım ben bilirim ...ki yanılmadım sevgili oldular ve tesadüfen öğrendim. Canım çok acıdı.. hem benden sakladığı için hemde Büşranın ellerimin arasından kayıp gittiğini hissettiğim için ...
Çok karşı çıktım çünkü hazmedemedim. Büşra benim canımdan parçam olmuştu . Bir süre sonra benden uzaklaştığını hissettim. Hata benimdi çünkü şu Semra kaynana neyse oydum. Ama niyetim sadece onu korumaktı . Olacaklardan korkuyordum... Buyüzden yaşadığımız kavgalar arkadaşlığımızı tamamen kopardı sadece bu değildi ki olanlar yanlış anlaşılmalar dolduruşlar bir sürü sorun.... Çok özledim onu bir şey yaşadığımda ilk anlatmak istediğim oydu . yazıp yazıp sildim mesajları. Hayırlı bir iş vesilesiyle yakınlaştık tekrar ( yada ben öyle sandm) . Düğün boyunca beraberdik ve yüzümdeki gülümsemeyi katı suratlı asker babam bile farketmiş.
Düğünün ardından yine soğudu Büşra mesaj bekledim atmadı. Beni yanlış bir şeyle itham ettiğini bildiği halde atmadı. Gelmedi. Gecelerce uyumadım. Şeytana uymak uykusuzken oluyormuş bunu da öğrendim o sıra şeytana uydum kendimi affetmem hala çok zor. Özelleri kimsenin kimseyi ilgilendirmezdi. Ama amacım sadece şu hayırlı iş sonundaki soğukluğun kaynağını öğrenmekti amacım. Burdan da söylüyorum inan istemedim bunları bilmeyi ben. Ama yinede bir konuda pişman değildim. Bir insanı ancak duyduğunuzu bilmeden konuştuklarıyla tanıyabilirmişsiniz seneler yetmezmiş. Tuğçe öyle şeyler demiştiki bu o mu demekten alamadım kendimi . ben canım derken canın çıksın dendi adeta . Büşrada dedi ama ona affımın nedeni kendi kabahatim ve onun söylediklerinde doz aşımı yapmamasıydı.
Vicdanım hiç rahat olmadı. Uykuları kaçırdım yine günlerce. Çünkü ben tayinci bir ailede büyüdüm ve en sağlam ve düzenli arkadaşlığım buydu . Yaptıklarımı öğrendiklerimi o bilsin istiyordum ama nasıl söylenir bilemiyordum. Kimse ben gibi yi niyetli olmazdı ki söylemeliydim benim yaptığımı kötü niyetle yapan da olabilirdi. Gün geldi ve itirafımı yaptım özrümü diledim. Onu üzdüm ve ben 2 kat üzüldüm. Sonra arada konuşmalar başladı. Herkes farketti gülümsememi yalnız arkadaşsız değildim ama kardeşsizdim Büşrada kalmamıştı Tuğçede. Tuğçeyi affedemedim söylediklerini yediremedim . Ama Büşraya yaptığımı öğrendiğinde verdiği tepkilerle bana bi kez daha kendini gösterdi. Canı sağolsun onu da hala çok seviyorum. Bunu söylemekten de çekinmem. Büşranın sevgilisi benimle görüşmesini istemedi onu etkilerim diye . E be akıllı etkileyebilsem benim yanımda mı olurdu senin yanında mı şimdi seninle ya neyden korkuyosun??
Hala istemiyor ve Büşra bize geldiğinde onun haberi bile olmuyor üzülüyorum ama susuyorum. Yeminliyim karşı bi adım atmayacağıma dair... Bugün bombam patladı. Bize geleceğini beklediğim hazırlık yaptığım Büşra onunla olacağım diyip gelmedi. Canı sağolsun ama ben bir kez daha anladım ki kırılan bardak onarılmaz ... Bende ne yaptıysam onaramadım. ona hala kapım açık çok seviyorum hala canımdan bir parça ama bunları yazmadan kendimi rahatlatamıyorum.
Siz siz olun susun. Bırakın içinizi yesin dostluğunuzu değil. Ve eğer hazmedemediyseniz asla affetmeyin...
Hoşçakalın .... http://fizy.com/song/haluk-levent-dostum/1ahybl
Eee noldu sonra diyorsunuz masal gibi değil mi şimdiye kadar her şey sıradan... Büşrayla ne oldu peki değil mi? Büşra aşık oldu hemde öyle böyle değil gerçekten aşık oldu. Onun için yanlış olduğuna emin olduğum ve iyi tanıdığım birine . Büşra bunu kabullenmedi başta ama dedim ya o benim canım ben bilirim ...ki yanılmadım sevgili oldular ve tesadüfen öğrendim. Canım çok acıdı.. hem benden sakladığı için hemde Büşranın ellerimin arasından kayıp gittiğini hissettiğim için ...
Çok karşı çıktım çünkü hazmedemedim. Büşra benim canımdan parçam olmuştu . Bir süre sonra benden uzaklaştığını hissettim. Hata benimdi çünkü şu Semra kaynana neyse oydum. Ama niyetim sadece onu korumaktı . Olacaklardan korkuyordum... Buyüzden yaşadığımız kavgalar arkadaşlığımızı tamamen kopardı sadece bu değildi ki olanlar yanlış anlaşılmalar dolduruşlar bir sürü sorun.... Çok özledim onu bir şey yaşadığımda ilk anlatmak istediğim oydu . yazıp yazıp sildim mesajları. Hayırlı bir iş vesilesiyle yakınlaştık tekrar ( yada ben öyle sandm) . Düğün boyunca beraberdik ve yüzümdeki gülümsemeyi katı suratlı asker babam bile farketmiş.
Düğünün ardından yine soğudu Büşra mesaj bekledim atmadı. Beni yanlış bir şeyle itham ettiğini bildiği halde atmadı. Gelmedi. Gecelerce uyumadım. Şeytana uymak uykusuzken oluyormuş bunu da öğrendim o sıra şeytana uydum kendimi affetmem hala çok zor. Özelleri kimsenin kimseyi ilgilendirmezdi. Ama amacım sadece şu hayırlı iş sonundaki soğukluğun kaynağını öğrenmekti amacım. Burdan da söylüyorum inan istemedim bunları bilmeyi ben. Ama yinede bir konuda pişman değildim. Bir insanı ancak duyduğunuzu bilmeden konuştuklarıyla tanıyabilirmişsiniz seneler yetmezmiş. Tuğçe öyle şeyler demiştiki bu o mu demekten alamadım kendimi . ben canım derken canın çıksın dendi adeta . Büşrada dedi ama ona affımın nedeni kendi kabahatim ve onun söylediklerinde doz aşımı yapmamasıydı.
Vicdanım hiç rahat olmadı. Uykuları kaçırdım yine günlerce. Çünkü ben tayinci bir ailede büyüdüm ve en sağlam ve düzenli arkadaşlığım buydu . Yaptıklarımı öğrendiklerimi o bilsin istiyordum ama nasıl söylenir bilemiyordum. Kimse ben gibi yi niyetli olmazdı ki söylemeliydim benim yaptığımı kötü niyetle yapan da olabilirdi. Gün geldi ve itirafımı yaptım özrümü diledim. Onu üzdüm ve ben 2 kat üzüldüm. Sonra arada konuşmalar başladı. Herkes farketti gülümsememi yalnız arkadaşsız değildim ama kardeşsizdim Büşrada kalmamıştı Tuğçede. Tuğçeyi affedemedim söylediklerini yediremedim . Ama Büşraya yaptığımı öğrendiğinde verdiği tepkilerle bana bi kez daha kendini gösterdi. Canı sağolsun onu da hala çok seviyorum. Bunu söylemekten de çekinmem. Büşranın sevgilisi benimle görüşmesini istemedi onu etkilerim diye . E be akıllı etkileyebilsem benim yanımda mı olurdu senin yanında mı şimdi seninle ya neyden korkuyosun??
Hala istemiyor ve Büşra bize geldiğinde onun haberi bile olmuyor üzülüyorum ama susuyorum. Yeminliyim karşı bi adım atmayacağıma dair... Bugün bombam patladı. Bize geleceğini beklediğim hazırlık yaptığım Büşra onunla olacağım diyip gelmedi. Canı sağolsun ama ben bir kez daha anladım ki kırılan bardak onarılmaz ... Bende ne yaptıysam onaramadım. ona hala kapım açık çok seviyorum hala canımdan bir parça ama bunları yazmadan kendimi rahatlatamıyorum.
Siz siz olun susun. Bırakın içinizi yesin dostluğunuzu değil. Ve eğer hazmedemediyseniz asla affetmeyin...
Hoşçakalın .... http://fizy.com/song/haluk-levent-dostum/1ahybl

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder