13 Eylül 2013 Cuma

Kıbrıs

Yeniden merhabalarr;
Kıbrıs çoğumuz için Miami ve ben orada 3 yılını geçirmiş biri olarak iyisiyle kötüsüyle anlatmak istedim. 
                                         Burasi Girne Kalesi. Gidip görmenizi kesinlikle öneririm.
Ve burasıda benim 3 yılımı geçirdiğim yer. Evimizin denize yakınlığını tarif etmek için kullandığım bir deyiş var. Kışın camlarımıza deniz tuzları yapışırdı. Okadar yakındık yani. Kıbrıs'ın yazını anlatmak anlamsız olur. Bildiğiniz cennet . Şimdiye kadar girdiğim en temiz en sıcak denizdi. Bu arada ilginç olan şu ki havuzların suları da denizden temin ediliyordu Girnede su sıkıntısından dolayı. Ama kışın orda insanları buhranlı günler bekler tam bir Karadeniz iklimi gibi yağmuru hiç eksik olmaz sürekli kapalı ve bunaltıcı bir hava var. 

      Ama evimizin dibi Girnenin sahiliydi ve orda yürüyüş yapmaya bayılırdık. Hep turistler vardı özellikle Kıbrısın yerlisi sayılan İngilizler. Kıbrısta trafik soldan tıpkı İngilterede olduğu gibi ve insanlar İngilizlerden gördükleri medeniyetle birbirlerine yol verip kibar davranıyorlar. 
    Bir de dilleri var ki sormayın :) Ben de 3 yılda onların şivesini kaptım çok sevimli bir şive. "Napan? Gezdirisin gendini? " Bir zamanlar böyle konuştuğumu düşününce gülek geliyor içimden ama çok sempatik :)

     Okulumda şubeler a b c değil mavi kırmızı beyaz gibi renklerle ifade ediliyordu. Şimdi size okulumu göstereyim.
Böyle rengarenkti okulumuz. Kıbrısın tarihini coğrafyasını gördüğümüz için Türkiyeye döndüğümde bayağı zorlanmıştım. Okulda ilginç gelen bir şey daha var 3 üniformamız vardı. 1.si kırmızı bir jile elbiseydi. 2.si eşofmanlı bir takımdı. kış aylarında onu giyerdik. yazın ise şortlu bir takımımız vardı. O jileyi özel günlerde giyerdik. Bayramda ,özel törenlerde... 

      İngilizce Türkiyeye göre 1 yıl önce başlıyordu . İngilizce temelimi orada çok sağlam aldım ve şuanda İngilizce üzerine bir bölümde okuyorum. 

Oradaki arkadaşlarımla hala görüşüyorum çok iyi insanlar.

Lefkoşa bizim Ankara gibi bir yer bana sorarsanız Kıbrısın o otantik havasından tatil beldesi havasından çok uzak. Rum kesimine olan sınırdan geçmeniz çok zor hatta yasak sayılabilir .ama onların Türk bölgesine geçmeleri serbest. 

Gazimağusa tam bir tarih başkenti. Terkedilmiş ve yayalara geçişe izin verilmeyen sokaklar var ve çok güzel bir kumsalı var. Kumları Mısırdan getirilmiş diye duymuştum. Altın sarısı kumlar öyle güzel parlıyorki yakıcı güneşte denizi cazibesiz kılıyor. 

Yılan adası denilen yer de var önceden orada evlere kadar girermiş yılanlar ama biz oradan çok uzaktaydık Kıbrısta en yaşanılası yerde yaşadık. Orada hiç dilenci yada fakir birini görmedim . Herkesin kendi arabası olunca tabi toplu taşıma anayoldan saat başı geçen minik bir otobüsle sağlanıyor. Gıda ve giyim oldukça pahalı. Ama orada yaşamaya değer :)

Hoşçakalın ...

9 Eylül 2013 Pazartesi

Sokak Hayvanlarının En Bahtlıları Bize Düşer






       Yaklaşık 2 buçuk ay önce evimizin önündeki parkta minnacık bir kedi gördük. Ama küçük dediğim bit gibi bildiğin . Kulakları yapışık gözleri kapalı. Normalde kedi delisi olan ablama onu eve alacağını bildiğimden söylemezdim ama birden kendimi ablamı arayıp parka getirirken buldum. Sırılsıklam olmus zavallı kedicik gece park sulanırken . Yanınada oyuncak ayı koymuşlar tüylü diye annesi sanıp üstüne çıkıyor yavrucak. Süt koymuşlar ama şişeye kapakta kapalı :D insanlara birinin kedilerin elleri değil patileri olduğunu öğretmesi lazım :) eve götürünce annem bayağı kızdı bize ama sadece iyileşene kadar bakıp sokağa salacaktık . Çünkü bizim Çakırımız var 9 yaşında bir tekir onun da annesi ölmüştü öyle almıştık . İki erkek kedi aynı evde birbirini kabul etmez bilen bilir. Gel gelelim iki kişiye sahiplendirdik geri getirdiler yahu o sorumluluk yoksa neyine güvenip alırsın ??? 

      2 buçuk aydır sokağa salamadık sahip arıyorduk ki ablamın çocukluk arkadaşı facebooktaki ilanı görmüş hemen aradı kendisi Şemdinlide doktor. Haydeeeee ben daha 1 kere bindim uçağa hayvan uçağa binecek. Odamda babamdan habersiz 2 ay nasıl geçti ne siz sorun ne ben söyleyeyim :) 

    Bu akşam yolcu Efemiz . Ona şans dileyin o yaşamak istiyor . Ne hastalıklar ne şansızlıklar atlattı ama sonunda doktor annesi oldu. Seni çok özleyeceğiz Efecik bizi unutmaa  


Elimizi emerek büyüdü şimdi kendini emerek uyuyor Efecik. Hakkari İzmir Efesi görsün beee :)

8 Eylül 2013 Pazar

Bollywood Çılgınlığı

      Ben şahsen öyle adını duyduğum her filmi izleyebilenlerden değilim Romantizm ve komedi insanıyım. Canavarlar örümcekler ve telefon sapıkları ilgimi çekmez. Sosyal mesajlar içeren filmlerede ayrı bir düşkünüm. Hint filmlerinde bunu buldum .Komedi var romantizm var ağlayasın varsa onada hitap eder. Tadında yenmiyo yani. Dilleride ayrı bir sempatik. Ancak tek kötü tarafları uzun süren şarkılar danslar ve klipler filmi bi hayli uzatıyor 3 saatin altında olan yok. Ama o 3 saat nasıl geçti anlayamayacaksınız. 

    Hollywood'un klişe editör ve mimar aşkları yok . Konular da sonlarda alıştıklarımızın dışında, hayatlar başka... tavsiye ederim kısacası. Birkaçını sizin için seçtim ama diğerlerini de bulup denemelisiniz ...




Haa unutmadan. Sizce de Hintliler Romanlara benzemiyor mu ? Zaten filmlerden de anlayacaksınız hem tip olarak hemde her fırsatta şarkı söyleyip dans edebilmeleri açısından bayağı benzerler :) 
Şimdiden iyi seyirlerrr :)

Bölümün Tekrarı

            Bugün bir dostluğun bitişinin ikinci rounduna girdim. Umudum vardı halaa. Ama olmayınca olmuyor diyorlar ya öyle işte. Biz 4 kişiydik 5 sene öncesinde yaprak dökümü misali teker teker dağıldık. Aslı Eskişehire gitti ve bir hayat kurdu kendine . Farklı insanlar  farklı arkadaşlıklar. Tabi bağımız kopmadı her yaz Özderede bulusuyoruz mesela. Ne işim varsa o gün iptal . İki kişi daha vardı bu dostlukta . Tuğçe ve Büşra . Has kardeş derler ya öyleydik. Onların canı yansa benim içim acırdı. Ablam (ki benim hayatta uğruna her şeyi yapabileceğim nadir insanlardan ) gibilerdi. Bir karar alırken danışıp fikirlerini önemsediğim insanlardı. Ah aşk beni devirdiğin gibi dostluğumuzu da devirdin. Tuğçeyle hiç bir neden yokken aslında görüşme seyrekliğinden koptuk toplamaya çalıştık başaramadık . Büşra benim can kardeşim oldu . Bir arkadaş ne kadar sevilirse okadar sevdim onu okadar önemsedim. biliyorum o da öyleydi. 
         
           Eee noldu sonra diyorsunuz masal gibi değil mi şimdiye kadar her şey sıradan... Büşrayla ne oldu peki değil mi? Büşra aşık oldu hemde öyle böyle değil gerçekten aşık oldu. Onun için yanlış olduğuna emin olduğum ve iyi tanıdığım birine . Büşra bunu kabullenmedi başta ama dedim ya o benim canım ben bilirim ...ki yanılmadım sevgili oldular ve tesadüfen öğrendim. Canım çok acıdı.. hem benden sakladığı için hemde Büşranın ellerimin arasından kayıp gittiğini hissettiğim için ... 

          Çok karşı çıktım çünkü hazmedemedim. Büşra benim canımdan parçam olmuştu . Bir süre sonra benden uzaklaştığını hissettim. Hata benimdi çünkü şu Semra kaynana neyse oydum. Ama niyetim sadece onu korumaktı . Olacaklardan korkuyordum... Buyüzden yaşadığımız kavgalar arkadaşlığımızı tamamen kopardı sadece bu değildi ki olanlar yanlış anlaşılmalar dolduruşlar bir sürü sorun.... Çok özledim onu bir şey yaşadığımda ilk anlatmak istediğim oydu . yazıp yazıp sildim mesajları. Hayırlı bir iş vesilesiyle yakınlaştık tekrar ( yada ben öyle sandm) . Düğün boyunca beraberdik ve yüzümdeki gülümsemeyi katı suratlı asker babam bile farketmiş. 

       Düğünün ardından yine soğudu Büşra mesaj bekledim atmadı. Beni yanlış bir şeyle itham ettiğini bildiği halde atmadı. Gelmedi. Gecelerce uyumadım. Şeytana uymak uykusuzken oluyormuş bunu da öğrendim o sıra şeytana uydum kendimi affetmem hala çok zor. Özelleri kimsenin kimseyi ilgilendirmezdi. Ama amacım sadece şu hayırlı iş sonundaki soğukluğun kaynağını öğrenmekti amacım. Burdan da söylüyorum inan istemedim bunları bilmeyi ben. Ama yinede bir konuda pişman değildim. Bir insanı ancak duyduğunuzu bilmeden konuştuklarıyla tanıyabilirmişsiniz seneler yetmezmiş. Tuğçe öyle şeyler demiştiki bu o mu demekten alamadım kendimi . ben canım derken canın çıksın dendi adeta . Büşrada dedi ama ona affımın nedeni kendi kabahatim ve onun söylediklerinde doz aşımı yapmamasıydı.

      Vicdanım hiç rahat olmadı. Uykuları kaçırdım yine günlerce. Çünkü ben tayinci bir ailede büyüdüm ve en sağlam ve düzenli arkadaşlığım buydu . Yaptıklarımı öğrendiklerimi o bilsin istiyordum ama nasıl söylenir bilemiyordum. Kimse ben gibi yi niyetli olmazdı ki söylemeliydim benim yaptığımı kötü niyetle yapan da olabilirdi. Gün geldi ve itirafımı yaptım özrümü diledim. Onu üzdüm ve ben 2 kat üzüldüm. Sonra arada konuşmalar başladı. Herkes farketti gülümsememi yalnız arkadaşsız değildim ama kardeşsizdim Büşrada kalmamıştı Tuğçede. Tuğçeyi affedemedim söylediklerini yediremedim . Ama Büşraya yaptığımı öğrendiğinde verdiği tepkilerle bana bi kez daha kendini gösterdi. Canı sağolsun onu da hala çok seviyorum. Bunu söylemekten de çekinmem. Büşranın sevgilisi benimle görüşmesini istemedi onu etkilerim diye . E be akıllı etkileyebilsem benim yanımda mı olurdu senin yanında mı şimdi seninle ya neyden korkuyosun?? 

       Hala istemiyor ve Büşra bize geldiğinde onun haberi bile olmuyor üzülüyorum ama susuyorum. Yeminliyim karşı bi adım atmayacağıma dair... Bugün bombam patladı. Bize geleceğini beklediğim hazırlık yaptığım Büşra onunla olacağım diyip gelmedi. Canı sağolsun ama ben bir kez daha anladım ki kırılan bardak onarılmaz ... Bende ne yaptıysam onaramadım. ona hala kapım açık çok seviyorum hala canımdan bir parça ama bunları yazmadan kendimi rahatlatamıyorum. 

     Siz siz olun susun. Bırakın içinizi yesin dostluğunuzu değil. Ve eğer hazmedemediyseniz asla affetmeyin...
Hoşçakalın ....  http://fizy.com/song/haluk-levent-dostum/1ahybl

Merhabalar Efendim;

Bir çok blogu okuduktan sonra sıra bana geldi galiba sanırsam . ama okuduğum her tür blogtan bir şeyler bulabileceksiniz . kozmetik, hayat, mizah ... her şeyden konuşacağız sizinle . İlk postu uzatmayalım en kısa zamanda görüşmek üzereee :)




Bu arada bu benim:) Çikolatalık bir hal göremedim derseniz hemen açıklayayım. Bir çikolata tutkunuyum bitter , beyaz , sütlü her türlüsü makbuldür . Bu yüzdendir ki bloguma bu ismi koyak istedim. Yani anlayacağınız Çikolatalık bir halim yok kumrala kaçık bir sarışınım aslen . Şimdilik hoşçakalın umarım çok şey paylaşırız :)